İnsan davranışını açıklamaya yönelik bilimsel yaklaşımlar tarih boyunca farklı odak noktaları geliştirmiştir. Bazı kuramlar bilişsel süreçleri merkeze alırken, bazıları duygusal yaşantıları, davranışsal öğrenmeleri veya nörofizyolojik mekanizmaları ön plana çıkarmıştır. Son yıllarda özellikle beden temelli yaklaşımların gelişmesiyle birlikte bireyin yaşantısının yalnızca düşünsel süreçler üzerinden açıklanamayacağı; bedensel deneyimlerin, duygusal örüntülerin ve öznel farkındalık süreçlerinin de insan davranışının oluşumunda önemli rol oynadığı kabul görmeye başlamıştır.
Nöro Somatik Programlama (NSP), insan davranışını tek boyutlu açıklamalarla ele almak yerine; nörolojik süreçler, somatik deneyimler, duygusal örüntüler, öz bilinç yapıları, kimlik organizasyonu ve davranışsal seçimler arasındaki etkileşimi açıklamayı amaçlayan bütüncül bir kuramsal model önerisi olarak geliştirilmiştir.
NSP’nin temel varsayımı, bireyin yaşam deneyimlerinin yalnızca zihinsel kayıtlar şeklinde değil; aynı zamanda bedensel duyumlar, duygusal çağrışımlar, öz bilinç değerlendirmeleri ve kimlik yapıları içerisinde çok katmanlı biçimde örgütlendiğidir.
Bu nedenle NSP, insan davranışını yalnızca “ne düşünüyorum?” sorusu üzerinden değil;
* Ne hissediyorum?
* Bedenimde ne deneyimliyorum?
* Kendimi nasıl tanımlıyorum?
* Yaşadıklarımı nasıl anlamlandırıyorum?
* Bu anlamlandırmalar hangi davranışları üretiyor?
Soruları üzerinden açıklamayı amaçlar.
NSP’ye göre insan davranışı doğrusal değil, çok katmanlı ve döngüsel bir yapıya sahiptir.
Davranışlar tek başına ortaya çıkmaz.
Her davranışın arkasında birbirini etkileyen alt sistemler bulunmaktadır.
Bu sistemler;
1. Nörolojik Sistem
Çevreden gelen uyaranların algılanması, işlenmesi ve anlamlandırılması süreçlerini içerir.
2. Somatik Sistem
Yaşantıların bedensel karşılıklarını ifade eder.
Kalp ritmindeki değişimler, kas gerilimleri, nefes örüntüleri, mide reaksiyonları ve diğer bedensel duyumlar bu sistem içerisinde değerlendirilir.
3. Duygusal Sistem
Deneyimlere yüklenen duygusal anlamları ve bunların düzenlenme biçimlerini kapsar.
4. Öz Bilinç Sistemi
Bireyin kendisini gözlemleme, değerlendirme ve yorumlama kapasitesini ifade eder.
5. Kimlik Sistemi
“Kendim hakkında neye inanıyorum?” sorusunun oluşturduğu yapıdır.
6. Davranış Sistemi
Yukarıdaki sistemlerin ortak çıktısı olarak ortaya çıkan gözlenebilir eylemlerdir.
NSP’ye göre bireylerin yaşadığı birçok psikolojik, sosyal ve davranışsal problem tek bir nedene bağlı değildir.
Sorunlar çoğu zaman;
* düşünsel,
* duygusal,
* somatik,
* öz bilinçsel,
* kimliksel,
* davranışsal
Katmanların birbirini karşılıklı olarak beslemesi sonucunda oluşmaktadır.
Bu nedenle yalnızca davranış değişikliğine odaklanan müdahaleler kalıcı olmayabilir.
Benzer şekilde yalnızca düşünceleri değiştirmeye odaklanan yaklaşımlar da bedensel ve kimliksel süreçleri açıklamakta yetersiz kalabilir.
NSP bu noktada bütünleşik bir açıklama modeli sunmayı amaçlamaktadır.
NSP kuramının merkezinde “örüntü döngüsü” kavramı yer alır.
Bu modele göre bireyin yaşamında tekrar eden sonuçlar aşağıdaki süreç içerisinde oluşmaktadır:
Uyaran → Nörolojik İşlemleme → Somatik Tepki → Duygusal Deneyim → Öz Bilinç Değerlendirmesi → Kimlik Yorumu → Davranışsal Seçim → Sonuç → Pekişen Örüntü
Bu döngü tekrarlandıkça belirli davranış kalıpları güçlenmekte ve zamanla bireyin yaşamında süreklilik kazanmaktadır.
NSP’nin temel çalışma alanı, bu döngü içerisindeki işlevsiz örüntülerin fark edilmesi ve yeniden yapılandırılmasıdır.
NSP’ye göre kalıcı değişim yalnızca davranış düzeyinde değil; davranışı üreten sistemlerin bütününde gerçekleşmelidir.
Bu nedenle değişim;
1. Farkındalık
2. Somatik gözlem
3. Duygusal işlemleme
4. Öz bilinç değerlendirmesi
5. Kimlik yeniden yapılandırması
6. Davranışsal uygulama
7. Yeni örüntünün pekiştirilmesi
Aşamalarını içeren çok katmanlı bir süreç olarak ele alınmaktadır.
Bu yaklaşım NSP’nin sonraki bölümlerde ayrıntılı biçimde açıklanacak teknik ve uygulama modellerinin kuramsal temelini oluşturmaktadır.