2.6.3.İLİŞKİ SORUNLARININ ÇOK KATMANLI YAPISI

Giriş

İnsan yaşamındaki en güçlü deneyimlerden biri ilişki kurma ihtiyacıdır. İnsan yalnızca biyolojik bir varlık değil; aynı zamanda bağ kuran, anlam paylaşan, ait olmak isteyen ve yaşamını diğer insanlarla kurduğu ilişkiler üzerinden şekillendiren sosyal bir varlıktır.
Bu nedenle ilişkiler yalnızca iki kişinin bir araya gelmesinden ibaret değildir.
İlişkiler aynı zamanda bireyin;
* güven duygusunu,
* aidiyet ihtiyacını,
* değer algısını,
* kimlik organizasyonunu,
* öz bilinç değerlendirmelerini
Etkileyen karmaşık sistemlerdir.
Buna rağmen birçok insan benzer ilişki sorunlarını tekrar tekrar yaşamaktadır.
Bazı bireyler sürekli olarak kendilerini değersiz hissettikleri ilişkilerin içerisinde kalabilmektedir.
Bazıları terk edilme korkusuyla hareket edebilmektedir.
Bazıları yakınlık kurmakta zorlanırken, bazıları ise ilişki içerisinde kendisini kaybetme eğilimi gösterebilmektedir.
Bu durum önemli bir soruyu gündeme getirmektedir:
İnsanlar neden farklı kişilerle olsalar bile benzer ilişki örüntülerini tekrar etmektedir?
NSP açısından bu sorunun cevabı yalnızca karşı tarafta değil, bireyin çok katmanlı ilişki organizasyonunda aranmalıdır.
Bu nedenle ilişki sorunları yalnızca iletişim problemleri olarak değil; nörolojik, somatik, duygusal, öz bilinçsel, kimliksel ve davranışsal sistemlerin etkileşimi sonucu oluşan örüntüler olarak değerlendirilmektedir.


NSP Perspektifinden İlişki Sorunları

NSP’ye göre ilişki sorunları çoğu zaman ilişkinin görünen kısmında ortaya çıkmaktadır.
Ancak görünür çatışmaların altında çok daha derin süreçler yer alabilmektedir.
Bir birey ilişki içerisinde yoğun kıskançlık yaşayabilir.
Bir başka birey sürekli onay arayabilir.
Bir diğeri yakınlık kurmaktan kaçınabilir.
Yüzeyde farklı görünen bu davranışların altında benzer sistemler çalışıyor olabilir.
NSP açısından ilişki sorunları çoğu zaman bireyin ilişkiyi nasıl algıladığı, bedeninde nasıl deneyimlediği, hangi duygusal anlamları yüklediği, kendisini nasıl değerlendirdiği ve kimliğini nasıl organize ettiği ile ilişkilidir.
Bu nedenle ilişki sorunları tek bir nedene indirgenemez.


Nörolojik Katman Açısından İlişki Sorunları

İlişkiler yalnızca yaşanan olaylardan değil, olayların nasıl algılandığından da etkilenmektedir.
NSP’ye göre bireyler ilişki içerisinde karşı tarafın davranışlarını doğrudan deneyimlemek yerine, bu davranışları kendi algısal filtreleri aracılığıyla yorumlamaktadır.
Örneğin aynı davranış;
Bir kişi tarafından ilgi eksikliği,
Başka bir kişi tarafından özgürlük ihtiyacı,
Bir başka kişi tarafından ise reddedilme işareti olarak algılanabilmektedir.
Bu nedenle ilişki sorunlarının önemli bir bölümü olayların kendisinden çok, olayların nörolojik düzeyde nasıl işlendiği ile ilişkilidir.
NSP açısından ilişki örüntülerinin ilk basamaklarından biri bu algısal değerlendirme süreçleridir.


Somatik Katman Açısından İlişki Sorunları

İlişkiler yalnızca zihinsel deneyimler değildir.

İlişkiler aynı zamanda bedensel deneyimlerdir.
Bir mesaj beklerken hissedilen gerginlik,
Ayrılık sonrasında göğüste hissedilen sıkışma,
Reddedilme sonrasında oluşan bedensel ağırlık hissi,
Yakınlık anlarında hissedilen rahatlama
İlişkilerin somatik boyutuna örnek olarak gösterilebilir.
NSP açısından beden yalnızca ilişkinin sonuçlarını taşıyan bir alan değildir.
Beden aynı zamanda ilişki deneyiminin aktif bir parçasıdır.
Bu nedenle bazı ilişki örüntüleri yalnızca düşünsel değil, bedensel düzeyde de sürdürülmektedir.


Duygusal Katman Açısından İlişki Sorunları

İlişkiler yoğun duygusal deneyimler içermektedir.
Sevgi, bağlılık, güven, özlem, kıskançlık, öfke, hayal kırıklığı ve korku gibi birçok duygu ilişki süreçlerinde ortaya çıkabilmektedir.
NSP açısından duygular ilişkinin doğal parçalarıdır.
Ancak ilişki sorunları çoğu zaman duyguların varlığından değil, bu duyguların nasıl anlamlandırıldığından etkilenmektedir.
Örneğin terk edilme korkusu yaşayan bir birey, karşı tarafın kısa süreli uzaklaşmasını bile ilişkinin sona ereceği biçiminde yorumlayabilmektedir.
Bu yorumlar duygusal yoğunluğu artırarak ilişki örüntülerini etkileyebilmektedir.


Öz Bilinç Katmanı Açısından İlişki Sorunları

NSP kuramında öz bilinç katmanı ilişki sorunlarının merkezinde yer almaktadır.
Çünkü birey yalnızca ilişki yaşamaz.
Aynı zamanda yaşadığı ilişkiyi kendi değeri hakkında yorumlamaya başlar.
Bu yorumlar çoğu zaman şu biçimlerde ortaya çıkabilmektedir:
“Yeterince sevilmiyorum.”
“Benimle ilgilenmiyor.”
“Değerli biri olsaydım böyle davranmazdı.”
“Yalnız kalacağım.”
Bu değerlendirmeler zamanla ilişkinin kendisinden daha güçlü hale gelebilmektedir.
NSP açısından ilişki sorunlarının önemli bir bölümü, ilişkinin kendisinden çok ilişki hakkında yapılan öz değerlendirmelerle ilişkilidir.


Kimlik Katmanı Açısından İlişki Sorunları

Öz bilinç düzeyinde tekrar eden yorumlar zamanla kimlik organizasyonuna dönüşebilmektedir.
Örneğin:
“Bu ilişkide reddedildim.”
Yorumu zamanla,
“Ben reddedilen bir insanım.”
Şeklindeki kimlik yorumuna dönüşebilir.
Benzer şekilde:
“Bu ilişkide değer görmedim.”
Yorumu,
“Ben değersiz bir insanım.”
Kimlik organizasyonuna dönüşebilir.
NSP açısından ilişki sorunlarının kalıcı hale gelmesinde kimlik düzeyinde oluşan bu genellemeler önemli rol oynamaktadır.
Çünkü bireyler çoğu zaman ilişkilerini yalnızca karşı tarafla değil, kendi kimlik organizasyonlarıyla da yaşamaktadır.


Davranış Katmanı Açısından İlişki Sorunları

Davranış düzeyinde ilişki sorunları birçok farklı biçimde ortaya çıkabilmektedir.
Birey;
* aşırı kontrol davranışları gösterebilir,
* sürekli onay arayabilir,
* duygusal olarak geri çekilebilir,
* yakınlıktan kaçınabilir,
* ilişkiyi sürdürmek için kendi ihtiyaçlarını yok sayabilir,
* ilişkiyi korumak adına sınırlarını kaybedebilir.
Bu davranışların her biri çoğu zaman daha derin katmanların görünür sonuçlarıdır.
NSP açısından davranışlar ilişkinin nedeni değil, ilişki organizasyonunun çıktılarıdır.


Katmanlar Arası Etkileşim ve İlişki Örüntüsü Döngüsü

NSP’ye göre ilişki sorunları aşağıdaki örüntü üzerinden sürdürülebilmektedir:
İlişkisel Uyaran

Algısal Yorum

Bedensel Aktivasyon

Duygusal Deneyim

Öz Değerlendirme

Kimlik Yorumu

Davranışsal Tepki

İlişkisel Sonuç

Örüntünün Güçlenmesi
Bu döngü tekrarlandıkça bireyin ilişki deneyimleri giderek daha öngörülebilir hale gelebilmektedir.
Bu nedenle bazı bireyler farklı kişilerle olsalar bile benzer ilişki sonuçları yaşayabilmektedir.


Bağlanma, Terk Edilme ve Reddedilme Örüntüleri

NSP açısından bağlanma, terk edilme ve reddedilme deneyimleri yalnızca duygusal olaylar değildir.
Bu deneyimler aynı zamanda:
* nörolojik tehdit değerlendirmelerini,
* somatik aktivasyonu,
* öz bilinç süreçlerini,
* kimlik organizasyonunu
Etkileyebilmektedir.
Bu nedenle bir ayrılık yalnızca ilişkinin sona ermesi değil; bireyin kendisini nasıl gördüğünü etkileyen çok katmanlı bir deneyim haline gelebilmektedir.
NSP’nin ilişki çalışmaları ve bağ kesme uygulamaları, tam da bu çok katmanlı organizasyonu anlamaya yönelik teorik zeminden beslenmektedir.


Örnek Vaka Analizi

Bir bireyin partnerinin mesajlarına geç cevap verdiğini düşünelim.
Bu durum nörolojik düzeyde ilgi kaybı olarak yorumlanabilir.
Bedensel gerginlik ortaya çıkabilir.
Kaygı ve korku duyguları oluşabilir.
Birey kendisini yeterince değerli görmediği yönünde öz değerlendirmeler yapabilir.
Bu değerlendirmeler zamanla terk edilen biri olduğu yönündeki kimlik yorumlarını güçlendirebilir.
Sonuç olarak birey aşırı kontrol davranışları göstermeye başlayabilir.
Bu davranışlar ilişkinin daha fazla gerilmesine yol açabilir.
Böylece başlangıçtaki korku kendi sonucunu üretmeye başlayabilir.
Bu örnek ilişki sorunlarının çok katmanlı yapısını göstermektedir.


Araştırma Hipotezleri

Hipotez 1:
Olumsuz öz bilinç değerlendirmeleri arttıkça ilişki kaygısı düzeyi artmaktadır.


Hipotez 2:
Kimlik düzeyindeki değersizlik algısı arttıkça ilişki bağımlılığı eğilimi artmaktadır.


Hipotez 3:
Terk edilme beklentisi yükseldikçe kontrol davranışları artmaktadır.


Hipotez 4:
İlişkisel somatik aktivasyon düzeyi ile ilişki kaygısı arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır.


Hipotez 5:
Kimlik düzeyindeki olumlu değişimler ilişki doyumunu artırmaktadır.


Kuramsal Sonuç

NSP açısından ilişki sorunları yalnızca iletişim problemleri değildir.
İlişki sorunları; nörolojik işlemleme, somatik organizasyon, duygusal deneyim, öz bilinç değerlendirmeleri, kimlik yorumları ve davranışsal seçimlerin karşılıklı etkileşimi sonucunda ortaya çıkan çok katmanlı örüntülerdir.
Bu nedenle ilişki sorunlarını anlamak için yalnızca ilişki içerisindeki davranışlara değil, bu davranışları üreten sistemler arasındaki ilişkilere de bakılması gerekmektedir.
NSP’nin çok katmanlı modeli, ilişki örüntülerini bu bütüncül perspektif içerisinde açıklamayı amaçlamaktadır.

Nöro Somatik Programlama
yukarı