5.3.NSP’NİN TEMEL BİLİMSEL VARSAYIMLARI ve HİPOTEZLERİ

Giriş

Her bilimsel kuram belirli varsayımlar üzerine inşa edilmektedir.
Bu varsayımlar kuramın insanı nasıl gördüğünü, davranışları nasıl açıkladığını ve değişimi nasıl yorumladığını belirlemektedir.
Ancak bilimsel açıdan önemli olan yalnızca varsayım üretmek değildir.
Üretilen varsayımların araştırılabilir ve sınanabilir hale getirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle NSP’nin bilimsel gelişim sürecindeki önemli adımlardan biri, kuramsal varsayımların araştırma hipotezlerine dönüştürülmesidir.
Bu bölümde önce NSP’nin temel bilimsel varsayımları ortaya konulacak, ardından bu varsayımlardan türetilen araştırma hipotezleri tanımlanacaktır.
Amaç, NSP’nin yalnızca açıklayıcı bir kuram değil, aynı zamanda araştırılabilir bir bilimsel model olduğunu göstermektir.


NSP’nin Temel Bilimsel Varsayımları

Varsayım 1: İnsan Yaşamını Olaylardan Çok, Olayları Deneyimleme Biçimine Göre Yaşar
NSP’nin temel çıkış noktası budur.
Aynı olay farklı bireylerde farklı sonuçlar oluşturabilmektedir.
Bu farklılığın önemli nedenlerinden biri bireyin öz bilinç organizasyonudur.
Bu nedenle NSP, yaşanan olaylardan çok olayların birey tarafından nasıl deneyimlendiğine odaklanmaktadır.


Varsayım 2: Öz Bilinç, Kimlik Organizasyonunun Temel Belirleyicisidir
NSP’ye göre bireyin kendisini nasıl deneyimlediği, zaman içerisinde kimlik yapılanmalarını etkilemektedir.
Öz bilinç organizasyonları kimlik gelişiminin temel yapı taşlarından biridir.
Bu nedenle kimlik organizasyonlarının anlaşılabilmesi için öz bilinç düzeyinin de incelenmesi gerekmektedir.


Varsayım 3: Kimlik Organizasyonu Davranış Örüntülerini Etkiler
Birey yalnızca düşündüğü gibi davranmaz.
Birey çoğu zaman kendisini kim olarak deneyimliyorsa o doğrultuda davranmaktadır.
Bu nedenle davranış örüntülerinin önemli bir bölümü kimlik organizasyonlarıyla ilişkilidir.


Varsayım 4: Davranış Örüntüleri Zaman İçerisinde Yaşam Döngülerini Oluşturur
Tekrarlayan davranışlar zaman içerisinde tekrarlayan yaşam sonuçları üretmektedir.
Bu tekrarlar yaşam döngülerinin oluşmasına katkı sağlamaktadır.
NSP açısından yaşam döngüleri bireysel organizasyonların görünür hale gelmiş biçimleridir.


Varsayım 5: Yaşam Döngüleri Yaşam Sonuçlarını Etkiler
Bireyin ilişkileri, başarı düzeyi, öznel iyi oluşu ve yaşam doyumu gibi birçok sonuç yaşam döngülerinden etkilenmektedir.
Bu nedenle yaşam sonuçlarının anlaşılabilmesi için yaşam döngülerinin incelenmesi gerekmektedir.


Varsayım 6: Kimlik Barkodları Tekrarlayan Yaşam Örüntülerinin Organizasyonel Temellerinden Biridir
NSP’ye göre bireyin yaşamındaki birçok tekrar eden örüntü belirli kimlik barkodlarıyla ilişkilidir.
Kimlik barkodları yaşam döngülerinin oluşmasında ve sürdürülmesinde etkili organizasyonlar olarak değerlendirilmektedir.


Varsayım 7: Açık Kayıtlar Bazı Yaşam Döngülerinin Devamlılığında Rol Oynayabilir
Tamamlanmamış organizasyonlar yaşam içerisindeki belirli örüntülerin sürmesine katkıda bulunabilir.
Bu nedenle açık kayıtların yaşam döngüleri üzerindeki etkilerinin araştırılması NSP açısından önem taşımaktadır.


Varsayım 8: Kalıcı Davranış Değişimi, Kimlik ve Öz Bilinç Düzeyindeki Değişimlerle Güçlenir.

NSP’nin temel değişim varsayımlarından biri budur.
Davranış değişimi tek başına yeterli olmayabilir.
Kalıcı dönüşümün oluşabilmesi için öz bilinç ve kimlik organizasyonlarının da değerlendirilmesi gerekmektedir.


NSP’nin Temel Araştırma Hipotezleri

Aşağıdaki hipotezler NSP kuramının araştırılabilirliğini desteklemek amacıyla önerilmektedir.
Bu hipotezler ileride yapılacak çalışmalarla sınanabilir ve geliştirilebilir.
Hipotez 1
Öz bilinç düzeyi ile yaşam doyumu arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır.
Öz bilinç düzeyi yükseldikçe yaşam doyumunun da artması beklenmektedir.
Hipotez 2
Öz bilinç düzeyi ile psikolojik zorlanma göstergeleri arasında negatif yönlü ilişki vardır.
Öz bilinç düzeyi yükseldikçe değersizlik, yetersizlik ve görünmezlik deneyimlerinin azalması beklenmektedir.
Hipotez 3
Kimlik çatışması düzeyi arttıkça erteleme davranışı artmaktadır.
Kimlik organizasyonları arasındaki çatışmaların davranışsal kararsızlıkları ve erteleme örüntülerini artıracağı varsayılmaktadır.
Hipotez 4
Kimlik çatışması düzeyi arttıkça öznel stres düzeyi artmaktadır.
İçsel organizasyonlar arasındaki uyumsuzlukların stres deneyimini artıracağı öngörülmektedir.
Hipotez 5
Kimlik barkodu yoğunluğu ile yaşam döngülerinin tekrar sıklığı arasında pozitif ilişki vardır.
Belirli barkod organizasyonlarının daha sık tekrar eden yaşam örüntüleriyle ilişkili olması beklenmektedir.

Hipotez 6
Açık kayıt düzeyi ile psikolojik zorlanma düzeyi arasında pozitif ilişki vardır.
Açık kayıtların yoğunluğu arttıkça bireyin zorlanma düzeyinin de artacağı öngörülmektedir.
Hipotez 7
Öz bilinç düzeyi, kimlik organizasyonu üzerinde anlamlı bir yordayıcıdır.
Öz bilinç değişkeninin kimlik yapılanmalarının oluşumunda önemli rol oynadığı varsayılmaktadır.
Hipotez 8
Kimlik organizasyonu, davranış örüntülerinin anlamlı bir yordayıcısıdır.
Belirli kimlik yapılarının belirli davranış örüntülerini öngörebileceği düşünülmektedir.
Hipotez 9
Davranış örüntüleri, yaşam döngülerinin oluşumunda anlamlı rol oynamaktadır.
Tekrarlayan davranışların yaşam döngülerini oluşturduğu varsayılmaktadır.
Hipotez 10
Yaşam döngüleri, yaşam sonuçlarının önemli yordayıcılarından biridir.
Tekrarlayan yaşam örüntülerinin bireyin yaşam kalitesi üzerinde etkili olduğu öngörülmektedir.


Önerilen Yapısal Model Hipotezi

NSP’nin temel yapısal modeli aşağıdaki ilişkiyi öngörmektedir:
Öz Bilinç → Kimlik Organizasyonu → Davranış Örüntüleri → Yaşam Döngüleri → Yaşam Sonuçları
Bu model gelecekte yapısal eşitlik modellemesi, yol analizi ve benzeri istatistiksel yöntemlerle test edilebilir.
Böylece NSP’nin temel varsayımlarının ampirik olarak değerlendirilmesi mümkün hale gelebilir.


Gelecek Araştırmalar İçin Öneriler

NSP kuramının bilimsel gelişimi açısından aşağıdaki araştırma alanları önem taşımaktadır:
* Öz bilinç ölçeği geliştirme çalışmaları
* Kimlik barkodu envanteri geliştirme çalışmaları
* Yaşam döngüsü ölçüm araçlarının geliştirilmesi
* Açık kayıt değerlendirme ölçekleri
* NSP müdahale programlarının etkililik araştırmaları
* Ön test–son test tasarımları
* Uzunlamasına takip çalışmaları
* Farklı kültürlerde geçerlilik çalışmaları
Bu çalışmalar kuramın bilimsel gelişimine katkı sağlayabilir.


Sonuç

NSP’nin Temel Bilimsel Varsayımları ve Hipotezleri bölümü, kuramsal kavramların araştırılabilir ve sınanabilir önermelere dönüştürülmesini amaçlamaktadır.
Bu bölümde ortaya konulan varsayımlar ve hipotezler, NSP’nin yalnızca açıklayıcı bir yaklaşım değil; aynı zamanda bilimsel araştırmalarla geliştirilebilecek bir model olduğunu göstermektedir.
NSP’nin gelecekteki akademik gelişimi, bu hipotezlerin farklı örneklemler üzerinde test edilmesi, elde edilen bulguların değerlendirilmesi ve kuramın bilimsel veriler ışığında geliştirilmesiyle mümkün olacaktır.
Bu nedenle bu bölüm, NSP’nin kuramsal yapısı ile bilimsel araştırma programı arasında kurulan ilk sistematik köprüyü temsil etmektedir.

Nöro Somatik Programlama
yukarı