İnsan yaşamı deneyimlerden oluşmaktadır.
Bazı deneyimler gelir ve geçer.
Bazı deneyimler ise yalnızca yaşanıp bitmez.
İnsan üzerinde iz bırakır.
Yıllar boyunca yürüttüğüm çalışmalar sırasında dikkatimi çeken önemli bir gerçek vardı.
Bazı insanlar yaşadıkları olayları geride bırakabiliyorlardı.
Bazıları ise aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen aynı olayların etkisini yaşamaya devam ediyordu.
Olay bitiyordu.
Zaman geçiyordu.
İnsanlar değişiyordu.
Koşullar değişiyordu.
Ancak organizasyon yaşamaya devam ediyordu.
Bu durum beni önemli bir soruyla karşı karşıya bıraktı:
İnsan bazı yaşantıları neden geride bırakabilirken, bazı yaşantılar neden yaşamın içinde etkisini sürdürmeye devam etmektedir?
NSP Travma ve Somatik Kayıt Kuramı bu soruya cevap arama çabasının sonucunda ortaya çıkmıştır.
Travma kavramı farklı disiplinlerde farklı biçimlerde tanımlanmaktadır.
NSP açısından travma, yalnızca yaşanan olayın kendisi değildir.
Çünkü aynı olay farklı bireylerde farklı etkiler oluşturabilmektedir.
Bu nedenle NSP travmayı olay merkezli değil, organizasyon merkezli değerlendirmektedir.
Bireyin mevcut uyum ve anlamlandırma kapasitesini aşan bir deneyimin, organizasyon üzerinde kalıcı etkiler bırakması durumudur.
Burada belirleyici olan yalnızca olay değildir.
Olayın nasıl deneyimlendiği de önemlidir.
Bu nedenle NSP insanın yaşadığı olay kadar, o olayı nasıl organize ettiğine de odaklanmaktadır.
Travma ve Organizasyon
Travmatik deneyimler yalnızca zihinsel düzeyde değerlendirilmemelidir.
Çünkü insan deneyimi yalnızca düşüncelerden oluşmamaktadır.
Bir deneyim;
* Düşünsel düzeyde,
* Duygusal düzeyde,
* Bedensel düzeyde,
* Öz bilinç düzeyinde,
* Kimlik düzeyinde,
Organizasyonlar oluşturabilir.
NSP’nin temel yaklaşımı da burada ortaya çıkmaktadır.
Travmatik deneyimlerin etkileri yalnızca hatıralarda değil, organizasyon sistemlerinde de devam edebilir.
Bu nedenle NSP açısından travma, geçmişte yaşanmış bir olaydan çok; bugün yaşamı etkileyen bir organizasyon olarak değerlendirilmektedir.
NSP’nin özgün kavramlarından biri somatik kayıttır.
Somatik kayıt, yaşanan bazı deneyimlerin bedensel organizasyonlar içerisinde etkisini sürdürmeye devam etmesini ifade etmektedir.
Burada özellikle vurgulamak istediğim önemli bir nokta bulunmaktadır.
Somatik kayıt, bedenin olayları bir video kaydı gibi sakladığı anlamına gelmemektedir.
Bazı deneyimler sonrasında belirli bedensel organizasyonlar oluşabilir.
Belirli duruşlar…
Belirli gerilim örüntüleri…
Belirli kaçınma eğilimleri…
Belirli daralma veya sıkışma deneyimleri…
Zaman içerisinde yaşamın doğal bir parçası haline gelebilir.
NSP bu organizasyonları somatik kayıt kavramı içerisinde değerlendirmektedir.
Her travmatik deneyim somatik kayıt oluşturmayabilir.
Her somatik organizasyon da travmatik bir deneyimden kaynaklanmayabilir.
Ancak bazı durumlarda travmatik yaşantılar ile bedensel organizasyonlar arasında güçlü ilişkiler ortaya çıkabilir.
NSP açısından önemli olan olayın kendisinden çok organizasyonun devam edip etmediğidir.
Çünkü bazı insanlar yaşadıkları olayları hatırlamasalar bile belirli organizasyonları yaşamaya devam edebilirler.
Bazıları sürekli tetikte olabilir.
Bazıları sürekli geri çekilebilir.
Bazıları sürekli savunmada kalabilir.
Bazıları sürekli görünmez olmayı tercih edebilir.
Bu durumlar çeşitli somatik organizasyonlarla ilişkili olabilir.
NSP’nin temel varsayımlarından biri, beden ve öz bilinç arasında karşılıklı bir ilişkinin bulunduğudur.
Bu nedenle bazı somatik organizasyonlar öz bilinç deneyimini etkileyebilir.
Sürekli daralma yaşayan bir organizasyon zamanla kişinin kendisini yetersiz deneyimlemesine katkı sağlayabilir.
Sürekli geri çekilen bir organizasyon görünmezlik deneyimini güçlendirebilir.
Sürekli savunmada kalan bir organizasyon yaşamla kurulan ilişkiyi etkileyebilir.
Bu nedenle NSP açısından somatik kayıtlar yalnızca bedensel yapılar değildir.
Öz bilinç organizasyonlarıyla da ilişki içerisindedir.
Bazı deneyimler zamanla kimlik organizasyonlarının bir parçası haline gelebilir.
Kişi yalnızca belirli durumlarda geri çekilmez.
Zamanla kendisini geri çekilen biri olarak tanımlamaya başlayabilir.
Yalnızca belirli durumlarda görünmez kalmaz.
Zamanla görünmez bir kimlik geliştirebilir.
İşte bu noktada somatik organizasyonlar ile kimlik organizasyonları arasında karşılıklı bir etkileşim oluşabilir.
NSP açısından bu ilişki özellikle önemlidir.
Çünkü bazı yaşam sonuçları yalnızca düşüncelerden değil, yıllar içerisinde oluşmuş organizasyonlardan beslenebilir.
Bu kitabın önceki bölümlerinde açık kayıt kavramını ele aldık.
Açık kayıtlar bazı durumlarda somatik organizasyonlarla birlikte değerlendirilebilir.
Çünkü tamamlanmamış organizasyonlar yalnızca zihinsel düzeyde değil, bedensel düzeyde de etkisini sürdürebilir.
Bu nedenle NSP açısından açık kayıtların değerlendirilmesinde somatik organizasyonların incelenmesi önemli bir yer tutmaktadır.
NSP’nin temel yaklaşımı geçmişi silmek değildir.
Yaşanmışlıkları yok saymak değildir.
Amaç organizasyonları anlamaktır.
Çünkü insan çoğu zaman geçmiş olaylar nedeniyle değil, geçmiş olayların bugün üzerindeki etkileri nedeniyle zorlanmaktadır.
Bu nedenle NSP açısından dönüşüm;
Olayın unutulması değil,
Organizasyonun yaşam üzerindeki belirleyici etkisinin azalmasıdır.
Gerçek değişim de burada başlamaktadır.
NSP Travma ve Somatik Kayıt Modeli
NSP açısından travmatik deneyimlerin organizasyon süreci aşağıdaki şekilde değerlendirilebilir:
Deneyim → Duygusal Organizasyon → Somatik Organizasyon → Öz Bilinç Organizasyonu → Kimlik Organizasyonu → Davranış Örüntüleri → Yaşam Sonuçları
Bu model doğrusal bir kader zinciri değildir.
Ancak bazı durumlarda organizasyonların birbirini etkileyerek yaşam içerisinde belirli örüntüler oluşturabileceği varsayılmaktadır.
NSP Travma ve Somatik Kayıt Kuramı, travmatik deneyimlerin yalnızca zihinsel düzeyde değil; duygusal, bedensel, öz bilinç ve kimlik düzeylerinde de organizasyonlar oluşturabileceğini öne süren bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır.
Bu kurama göre insan yaşamını etkileyen birçok sonuç, geçmişte yaşanan olaylardan çok; o olayların bugün yaşamaya devam eden organizasyonlarıyla ilişkilidir.
Bu nedenle NSP açısından amaç geçmişi değiştirmek değildir.
Amaç, geçmişten bugüne taşınan organizasyonları anlamak ve onların yaşam üzerindeki etkilerini değerlendirmektir.
Çünkü insan yalnızca yaşadıklarının toplamı değildir.
İnsan aynı zamanda yaşadıklarını nasıl organize ettiğinin de bir sonucudur.
NSP’nin travma ve somatik kayıt yaklaşımının temelinde de bu anlayış bulunmaktadır.