2.6.7.ÖZGÜVEN SORUNLARININ ÇOK KATMANLI YAPISI

Giriş

Özgüven kavramı, psikoloji literatüründe en sık kullanılan ancak en farklı biçimlerde tanımlanan kavramlardan biridir.
Günlük yaşamda birçok insan yaşadığı zorlukları özgüven eksikliği ile açıklamaktadır.
Topluluk önünde konuşamamak,
İlişkilerde kendini ifade edememek,
Karar vermekte zorlanmak,
Risk alamamak,
Yeni girişimlerden kaçınmak,
Hayallerini gerçekleştirememek
Çoğu zaman özgüven eksikliği olarak değerlendirilmektedir.
Ancak NSP açısından temel soru farklıdır:
Gerçekten eksik olan şey özgüven midir?
Yoksa özgüven olarak tanımlanan durum, daha derinde çalışan nörolojik, somatik, duygusal, öz bilinçsel ve kimliksel süreçlerin görünür sonucu mudur?
Bu bölümün temel amacı özgüveni yalnızca bir özellik olarak değil, çok katmanlı bir organizasyonun ürünü olarak incelemektir.


NSP Perspektifinden Özgüven

NSP açısından özgüven doğrudan sahip olunan veya sahip olunmayan bir özellik değildir.
Özgüven, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkinin görünen sonucudur.
Bu nedenle NSP kuramında özgüven bir neden değil, çoğu zaman sonuç olarak değerlendirilmektedir.
Bir birey kendisine güveniyor gibi görünüyorsa;
* kendisini nasıl algıladığı,
* bedeninde nasıl deneyimlediği,
* duygularını nasıl yorumladığı,
* kendisini nasıl değerlendirdiği,
* kimliğini nasıl organize ettiği
İncelenmeden özgüvenin kaynağı tam olarak anlaşılamaz.
NSP’ye göre özgüven eksikliği olarak tanımlanan birçok durumun merkezinde öz bilinç ve kimlik organizasyonu bulunmaktadır.


Nörolojik Katman Açısından Özgüven

İnsan beyni sürekli olarak çevreden ve kendi deneyimlerinden bilgi toplamaktadır.
Bu bilgiler yalnızca depolanmaz.
Aynı zamanda anlamlandırılır.
NSP açısından birey zaman içerisinde kendisi hakkında algısal filtreler geliştirmektedir.
Bazı bireyler başarılarını daha görünür şekilde fark ederken, bazı bireyler yalnızca eksikliklerini fark etmektedir.
Bazıları güçlü yönlerini algısal olarak öne çıkarırken, bazıları hatalarına odaklanmaktadır.
Bu nedenle özgüven yalnızca yaşanan deneyimlerin değil, deneyimlerin nasıl işlendiğinin de sonucudur.
NSP açısından özgüven sorunlarının ilk katmanlarından biri bireyin kendisini algılama biçimidir.


Somatik Katman Açısından Özgüven

Özgüven yalnızca zihinsel bir deneyim değildir.
Aynı zamanda bedensel bir organizasyondur.
Kendisine güvenen birey ile yoğun yetersizlik hissi yaşayan bireyin bedensel duruşları çoğu zaman farklılaşmaktadır.
Nefes örüntüsü,
Kas tonusu,

Hareket organizasyonu,
Bedensel alan kullanımı,
Göz teması
Gibi unsurlar özgüven deneyimiyle ilişkili olabilmektedir.
NSP açısından beden yalnızca özgüvenin sonucu değildir.
Beden aynı zamanda özgüven deneyiminin aktif bileşenlerinden biridir.
Bu nedenle özgüven organizasyonu zihinsel olduğu kadar somatik bir organizasyondur.


Duygusal Katman Açısından Özgüven

Özgüven deneyimi duygusal sistemden bağımsız değildir.
Başarı duygusu,
Yeterlilik hissi,
Güven duygusu,
Aidiyet hissi
Özgüven deneyimini destekleyebilmektedir.
Buna karşılık:
Utanç,
Yetersizlik hissi,
Reddedilme korkusu,
Eleştirilme kaygısı
Özgüven deneyimini zayıflatabilmektedir.
NSP açısından özgüven yalnızca dışarıdan gelen değerlendirmelerle değil, bireyin bu değerlendirmelere yüklediği duygusal anlamlarla da şekillenmektedir.


Öz Bilinç Katmanı Açısından Özgüven

NSP kuramında özgüvenin gerçek merkezi öz bilinç katmanıdır.
Çünkü birey yalnızca deneyim yaşamaz.
Yaşadığı deneyimleri kendisi hakkında yorumlamaya başlar.
Bir hata yaptığında:
“Bir hata yaptım.”
Demek ile,
“Ben yetersizim.”
Demek arasında büyük fark vardır.
İlk yorum davranışa ilişkindir.
İkinci yorum ise benliğe ilişkindir.
NSP açısından özgüven sorunlarının önemli bir bölümü tam da bu noktada ortaya çıkmaktadır.
Birey zamanla davranışlarını değerlendirmek yerine kendisini değerlendirmeye başlamaktadır.
Başarısızlık bir olay olmaktan çıkmakta ve kişisel bir tanıma dönüşmektedir.
Bu nedenle NSP açısından özgüven eksikliği çoğu zaman öz bilinç değerlendirmelerinin ürünüdür.


Kimlik Katmanı Açısından Özgüven

NSP’nin özgüven konusundaki en temel varsayımlarından biri şudur:
İnsanlar çoğu zaman deneyimlerine göre değil, kimliklerine göre davranırlar.
Eğer birey kendisini:
“Değersiz”,
“Yetersiz”,
“Başarısız”,
“Önemsiz”
Olarak tanımlamaya başlamışsa, bu kimlik organizasyonu davranışlarını da etkilemeye başlayacaktır.
Kimlik düzeyinde oluşan yorumlar yalnızca geçmişi açıklamaz.
Aynı zamanda geleceği de şekillendirir.
Bu nedenle NSP açısından özgüven eksikliği çoğu zaman özgüven sorunu değil, kimlik organizasyonu sorunudur.
Özgüvenin kalıcı hale gelmesi için bireyin kimlik düzeyindeki organizasyonunun anlaşılması gerekmektedir.


Davranış Katmanı Açısından Özgüven

Davranış düzeyinde özgüven sorunları birçok farklı biçimde ortaya çıkabilmektedir.
Birey:
* kendisini ifade etmekten kaçınabilir,
* karar vermekte zorlanabilir,
* liderlik rollerinden uzak durabilir,
* fırsatları değerlendirmeyebilir,
* ilişkilerde sınır koyamayabilir,
* sürekli onay arayabilir.
Bu davranışlar çoğu zaman özgüven eksikliği olarak adlandırılmaktadır.
Ancak NSP açısından bu davranışlar neden değil, sonuçtur.
Davranışın altında çalışan öz bilinç ve kimlik organizasyonları anlaşılmadan davranışların tam olarak açıklanması mümkün değildir.

 

Katmanlar Arası Etkileşim ve Özgüven Döngüsü

NSP açısından özgüven sorunları aşağıdaki örüntü üzerinden güçlenebilmektedir:
Deneyim

Algısal Yorum

Bedensel Organizasyon

Duygusal Deneyim

Öz Değerlendirme

Kimlik Yorumu

Davranış Seçimi

Yaşam Sonucu

Önceki İnancın Güçlenmesi

Bu döngü tekrarlandıkça bireyin kendisi hakkındaki yorumları daha kalıcı hale gelebilmektedir.


Özgüven Eksikliği mi, Kimlik Organizasyonu mu?

NSP açısından özgüven kavramı yeniden düşünülmelidir.
Çünkü birçok birey özgüven kazanmaya çalışırken aslında kendisi hakkında oluşturduğu yorumlarla mücadele etmektedir.
Özgüven eksikliği olarak görünen durumların önemli bir bölümü:
* olumsuz öz değerlendirmeler,
* değersizlik algıları,
* başarısızlık genellemeleri,
* kimlik düzeyindeki yetersizlik yorumları
İle ilişkili olabilmektedir.

Bu nedenle NSP açısından temel soru:
“Özgüvenim nasıl artar?”
Değil,
“Kendim hakkında hangi organizasyonu sürdürüyorum?”
sorusudur.


Örnek Vaka Analizi

Bir yönetici adayını ele alalım.
Yeterli bilgiye ve deneyime sahip olmasına rağmen toplantılarda söz almaktan kaçınmaktadır.
Toplantı öncesinde hata yapma ihtimaline odaklanmaktadır.
Bedensel gerginlik oluşmaktadır.
Kaygı yükselmektedir.
Kendisini yeterli bulmamaktadır.
Bu değerlendirme zamanla “Ben liderlik yapabilecek biri değilim.” biçimindeki kimlik yorumuna dönüşmektedir.
Sonuç olarak birey geri planda kalmayı tercih etmektedir.
Bu davranış yeni başarı deneyimlerinin oluşmasını engellemekte ve mevcut kimlik yorumlarını güçlendirmektedir.
Bu örnek özgüven sorunlarının çok katmanlı organizasyonunu göstermektedir.


Araştırma Hipotezleri


Hipotez 1:
Olumsuz öz bilinç değerlendirmeleri arttıkça özgüven düzeyi azalmaktadır.

Hipotez 2:
Kimlik düzeyindeki yetersizlik algısı davranışsal kaçınmayı yordamaktadır.


Hipotez 3:
Somatik organizasyondaki değişimler özgüven deneyimini etkilemektedir.


Hipotez 4:
Öz bilinç ve kimlik düzeyindeki olumlu değişimler özgüven düzeyini artırmaktadır.


Hipotez 5:
Davranışsal başarı deneyimleri ile kimlik organizasyonu arasında çift yönlü ilişki bulunmaktadır.


Kuramsal Sonuç

NSP açısından özgüven eksikliği bağımsız bir psikolojik yapı olarak değil, çok katmanlı bir organizasyonun görünür sonucu olarak değerlendirilmektedir.
Özgüven; nörolojik işlemleme, somatik organizasyon, duygusal deneyimler, öz bilinç değerlendirmeleri, kimlik yorumları ve davranışsal sonuçların karşılıklı etkileşimi sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Bu nedenle NSP kuramında özgüven sorunu çoğu zaman öz bilinç ve kimlik organizasyonunun bir yansıması olarak ele alınmaktadır.
Bu yaklaşım, özgüveni bir sonuç olarak görürken; öz bilinç ve kimlik süreçlerini özgüven deneyiminin temel belirleyicileri arasında değerlendirmektedir.

Nöro Somatik Programlama
yukarı