7.NSP KURAMININ BİLİMSEL SINIRLARI, ELEŞTİRİLERİ ve GELECEK ARAŞTIRMA ALANLARI

Giriş

Bu kitap boyunca NSP’nin insan modelini, değişim modelini, öz bilinç kuramını, kimlik kuramını, kimlik barkodu yaklaşımını ve araştırma modelini ortaya koymaya çalıştım.
Ancak burada özellikle altını çizmek istediğim önemli bir konu bulunmaktadır.
Bilimsel gelişim, kusursuz olduğunu iddia eden sistemlerle değil; güçlü yönlerini ve sınırlılıklarını görebilen sistemlerle mümkün olmaktadır.
Bu nedenle NSP’yi tamamlanmış, değişmez ve son sözü söylemiş bir kuram olarak değerlendirmiyorum.
Tam tersine NSP’yi gelişmeye, araştırılmaya, sınanmaya ve gerektiğinde yeniden yapılandırılmaya açık yaşayan bir sistem olarak görüyorum.
Çünkü benim için önemli olan bir kuramın haklı çıkması değil, insanı daha doğru anlayabilmesidir.
Bu nedenle bu bölümde NSP’nin güçlü yanları kadar mevcut sınırlarını, karşılaşabileceği eleştirileri ve gelecekte araştırılması gereken alanları da ele almak istiyorum.


NSP’nin Bilimsel Konumu

NSP’nin bugün bulunduğu noktayı değerlendirirken gerçekçi olmak gerekir.
Bu kitapta ortaya koyduğum model, insan davranışlarını açıklamaya yönelik kapsamlı bir kuramsal çerçeve sunmaktadır.
Ancak bir kuramın ortaya konulmuş olması ile bilimsel olarak doğrulanmış olması aynı şey değildir.
NSP bugün için güçlü bir kuramsal modeldir.
Ancak bu modelin bilimsel gücü, gelecekte yapılacak araştırmalarla daha net ortaya çıkacaktır.
Bu nedenle NSP’nin bugün bulunduğu yer, bir son nokta değil; bilimsel yolculuğun başlangıç noktasıdır.

Kavramsal Sınırlılıklar

NSP’nin temel kavramlarının önemli bir bölümü bu kuram içerisinde geliştirilmiştir.
Öz bilinç organizasyonu…
Kimlik barkodu…
Yaşam döngüsü organizasyonları…
Açık kayıt yapıları…
Gibi kavramlar NSP’nin özgün kuramsal alanları arasında yer almaktadır.
Bu durum bir yandan kuramın özgünlüğünü artırırken, diğer yandan bilimsel sorumluluğunu da artırmaktadır.
Çünkü yeni bir kavram ortaya koymak yeterli değildir.
O kavramın açık biçimde tanımlanması, ölçülebilmesi ve araştırmalarla desteklenmesi gerekir.
Bu nedenle NSP’nin önündeki en önemli görevlerden biri kavramsal netliğin daha da güçlendirilmesidir.


Ölçüm ve Araştırma Sınırlılıkları

Bu kitapta çeşitli envanter ve ölçüm sistemleri önerilmiş olsa da bunların büyük bölümü henüz geliştirilme aşamasındadır.
Bir kavramın bilimsel değeri yalnızca açıklama gücünden değil, ölçülebilirliğinden de kaynaklanmaktadır.
Bu nedenle:
* Öz bilinç envanteri,
* Kimlik barkodu envanteri,
* Yaşam döngüsü envanteri,
* Açık kayıt envanteri,
Gibi araçların geliştirilmesi ve psikometrik olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Açık konuşmak gerekirse, bu çalışmalar tamamlanmadan NSP’nin bilimsel gelişiminin tamamlandığını söylemek mümkün değildir.
Olası Eleştiriler
Bilimsel gelişimin doğal sonucu eleştiridir.
Bir kuram eleştirilmiyorsa çoğu zaman yeterince incelenmiyor demektir.
Bu nedenle NSP’nin eleştirilmesini doğal ve gerekli görüyorum.
Örneğin bazı araştırmacılar NSP’nin bazı kavramlarını fazla soyut bulabilir.
Bazıları öz bilinç ve kimlik organizasyonu kavramlarının mevcut psikolojik yapılarla benzerlik taşıdığını ileri sürebilir.
Bazıları kimlik barkodu veya açık kayıt gibi kavramların daha fazla araştırılması gerektiğini söyleyebilir.
Bu eleştirilerin önemli bir kısmını değerli buluyorum.
Çünkü bilimsel gelişim savunma yapmakla değil, araştırma yapmakla gerçekleşmektedir.
Eğer bir eleştiri doğruysa kuram bundan öğrenmelidir.
Eğer doğru değilse araştırmalar bunu gösterecektir
Benim yaklaşımım budur.


NSP’nin Güçlü Yönleri

Bununla birlikte NSP’nin önemli güçlü yanları olduğunu düşünüyorum.
Öncelikle NSP insanı tek boyutlu bir varlık olarak değerlendirmemektedir.
İnsanı yalnızca düşünce düzeyinde açıklamamaktadır.
Yalnızca duygu düzeyinde de açıklamamaktadır.
Öz bilinç, kimlik, davranış ve yaşam döngülerini aynı sistem içerisinde değerlendirmeye çalışmaktadır.
İkinci olarak NSP insan yaşamındaki tekrar eden örüntülere dikkat çekmektedir.
Yıllar boyunca yaptığım çalışmalarda insanların çoğu zaman tek tek olaylarla değil, tekrar eden organizasyonlarla mücadele ettiklerini gözlemledim.
Bu nedenle yaşam döngüleri ve kimlik barkodu kavramlarının gelecekte önemli araştırma alanları oluşturabileceğini düşünüyorum.
Üçüncü olarak NSP değişimi yalnızca davranış değişikliği olarak ele almamaktadır.
Davranışın arkasındaki öz bilinç ve kimlik organizasyonlarını da değerlendirmektedir.
Bu yaklaşımın bilimsel araştırmalarla desteklenmesi halinde davranış bilimlerine katkı sağlayabileceğine inanıyorum.


Gelecek Araştırma Alanları

NSP’nin geleceği yeni kitaplardan çok yeni araştırmalarla şekillenecektir.
Bu nedenle önümüzde geniş bir araştırma alanı bulunmaktadır.
Özellikle aşağıdaki konuların araştırılması gerektiğini düşünüyorum:
Öz Bilinç Araştırmaları
Öz bilinç düzeyinin yaşam doyumu, psikolojik dayanıklılık ve ilişki kalitesi üzerindeki etkileri araştırılabilir.
Kimlik Organizasyonu Araştırmaları
Kimlik yapılanmalarının davranış örüntüleriyle ilişkisi incelenebilir.
Kimlik Barkodu Araştırmaları
Kimlik barkodlarının yaşam döngüleri ve tekrar eden yaşam sonuçlarıyla ilişkisi araştırılabilir.
Açık Kayıt Araştırmaları
Açık kayıt organizasyonlarının psikolojik zorlanmalar üzerindeki etkileri değerlendirilebilir.
NSP Müdahale Araştırmaları
NSP uygulamalarının etkililiği bilimsel yöntemlerle incelenebilir.
Boylamsal Araştırmalar
Değişimin zaman içerisindeki sürdürülebilirliği değerlendirilebilir.
Kültürlerarası Araştırmalar
NSP kavramlarının farklı kültürlerde nasıl ortaya çıktığı araştırılabilir.
Bilimsel Yolculuk ve Kuramsal Esneklik
Benim için bir kuramın en önemli özelliklerinden biri değişime açık olmasıdır.
Çünkü bilimsel bilgi durağan değildir.
Yeni araştırmalar yeni sonuçlar ortaya koyabilir.
Bazı varsayımlar güçlenebilir.
Bazı varsayımlar yeniden değerlendirilmek zorunda kalabilir.
NSP’nin gelecekteki gelişimini de bu anlayışla değerlendiriyorum.
Bu nedenle NSP’nin amacı doğrulanmayı bekleyen kapalı bir sistem olmak değildir.
NSP’nin amacı araştırmalarla gelişen, güçlenen ve gerektiğinde kendisini yeniden düzenleyebilen bir kuramsal yapı oluşturmaktır.


Sonuç

Bu kitapta ortaya koyduğum NSP modeli, insanı anlamaya yönelik bütüncül bir kuramsal çerçeve sunmaktadır.
Ancak bu çerçeveyi tamamlanmış bir yapı olarak değil, gelişmeye açık bir araştırma programı olarak görmek gerektiğine inanıyorum.
Çünkü bilimsel gelişim kesin cevaplarla değil, doğru sorularla başlamaktadır.
Bu kitapta ortaya koyulan kavramlar, modeller ve varsayımlar gelecekte yapılacak araştırmalar için bir başlangıç noktası sunmaktadır.
NSP’nin gerçek bilimsel değeri ise bu araştırmalar sonucunda daha net ortaya çıkacaktır.
Benim hedefim hiçbir zaman son sözü söylemek olmadı.
Benim hedefim insanı anlamaya yönelik yeni sorular sorabilmek ve bu soruların araştırılabileceği bir kuramsal zemin oluşturabilmekti.
Eğer NSP gelecekte araştırmacıların, akademisyenlerin ve uygulayıcıların üzerinde çalıştığı, geliştirdiği ve bilimsel olarak değerlendirdiği bir model haline gelebilirse, bu kitabın temel amacı gerçekleşmiş olacaktır.
Çünkü bilgi ancak paylaşıldığında büyür.
Bilim ise ancak araştırıldığında gelişir.

Nöro Somatik Programlama
yukarı