Nöro Somatik Programlama’nın temel iddiası, insan davranışının tek bir sistem tarafından üretilemeyecek kadar karmaşık olduğudur.
Bu nedenle NSP açısından insan davranışını anlamanın yolu, yalnızca davranışları, yalnızca düşünceleri veya yalnızca duyguları incelemek değildir.
Asıl önemli olan, insan deneyimini oluşturan sistemlerin birbirlerini nasıl etkilediklerini anlamaktır.
NSP’nin özgünlüğü tam olarak bu noktada ortaya çıkmaktadır.
Çünkü NSP, insan davranışını bağımsız parçaların toplamı olarak değil; sürekli etkileşim halinde bulunan dinamik bir organizasyon olarak ele almaktadır.
Bu organizasyon;
* nörolojik,
* somatik,
* duygusal,
* öz bilinçsel,
* kimliksel ve
* davranışsal
Sistemlerden oluşmaktadır.
Bu sistemlerin her biri diğerlerini etkileyebilmekte ve aynı zamanda diğerlerinden etkilenmektedir.
Dolayısıyla NSP açısından insan davranışı doğrusal değil, döngüsel bir süreçtir.
İnsan davranışını açıklamaya çalışan birçok yaklaşım örtük olarak doğrusal bir mantık kullanmaktadır.
Bu mantık şu şekilde özetlenebilir:
Olay → Düşünce → Duygu → Davranış
Bu model birçok durumda açıklayıcı olmakla birlikte insan davranışının karmaşıklığını tam olarak açıklamakta yetersiz kalabilmektedir.
Çünkü gerçek yaşam deneyimlerinde süreç çoğu zaman bu kadar basit işlememektedir.
Örneğin bir kişi topluluk önünde konuşma yaparken yalnızca düşüncelerinden etkilenmez.
Bedensel aktivasyon artabilir.
Bu aktivasyon yeni duygular oluşturabilir.
Bu duygular öz değerlendirmeleri etkileyebilir.
Öz değerlendirmeler kimlik yorumlarına dönüşebilir.
Kimlik yorumları davranışları değiştirebilir.
Davranışların sonucu ise yeniden düşünceleri etkileyebilir.
Görüldüğü gibi sistem doğrusal değil, döngüsel çalışmaktadır.
NSP’nin temel varsayımlarından biri de budur.
İnsan davranışı bir zincirin son halkası değil, sürekli kendisini yeniden üreten bir örüntü sistemidir.
NSP’ye göre hiçbir katman tek başına çalışmaz.
Her katman diğer katmanlarla sürekli bilgi alışverişi içerisindedir.
Nörolojik Katman → Somatik Katman
Algılanan bir tehdit bedensel aktivasyon oluşturabilir.
Somatik Katman → Duygusal Katman
Bedensel gerginlik kaygı deneyimini güçlendirebilir.
Duygusal Katman → Öz Bilinç Katmanı
Kaygı yaşayan birey kendisini yetersiz olarak değerlendirebilir.
Öz Bilinç Katmanı → Kimlik Katmanı
Tekrarlayan değerlendirmeler zamanla benlik tanımlarına dönüşebilir.
Kimlik Katmanı → Davranış Katmanı
Kimlik yorumları davranış seçimlerini etkileyebilir.
Davranış Katmanı → Nörolojik Katman
Davranışların sonuçları yeni öğrenmeler oluşturarak sistemi yeniden besleyebilir.
Bu nedenle NSP açısından insan davranışı birbirinden bağımsız parçaların değil, karşılıklı etkileşim içerisinde bulunan sistemlerin ürünüdür.
NSP’nin teorik merkezinde “Örüntü Döngüsü” kavramı yer almaktadır.
Bu modele göre yaşam içerisinde tekrar eden sonuçlar aşağıdaki süreçler aracılığıyla oluşmaktadır:
Uyaran
↓
Nörolojik İşlemleme
↓
Somatik Organizasyon
↓
Duygusal Deneyim
↓
Öz Bilinç Değerlendirmesi
↓
Kimlik Yorumu
↓
Davranış Seçimi
↓
Sonuç
↓
Yeni Öğrenme
↓
Döngünün Güçlenmesi
Bu süreç tekrarlandıkça belirli yaşam örüntüleri ortaya çıkmaktadır.
Başarı örüntüleri de,
Başarısızlık örüntüleri de,
İlişki örüntüleri de,
Kaçınma örüntüleri de,
Aynı temel mekanizma üzerinden güçlenebilmektedir.
NSP’nin çalışma alanı tam olarak bu örüntü döngüleridir.
NSP açısından bireylerin yaşamlarında tekrar eden sonuçlar tesadüfi değildir.
Birçok yaşam sonucu görünmeyen örüntülerin ürünüdür.
Bir kişinin sürekli benzer ilişkiler yaşaması,
Sürekli benzer finansal sonuçlar üretmesi,
Aynı tür başarısızlıkları tekrarlaması,
Aynı korkularla karşılaşması,
Çoğu zaman görünmeyen sistemlerin tekrar eden organizasyonlarından kaynaklanmaktadır.
Bu nedenle NSP açısından sonuçlara odaklanmak yerine sonuçları üreten örüntüleri anlamak daha önemlidir.
NSP’nin değişim anlayışı da bu ilkeye dayanmaktadır.
Davranışı değiştirmeye çalışmak çoğu zaman yeterli değildir.
Çünkü davranış sistemin görünen yüzüdür.
Kalıcı değişim için;
* nörolojik işlemleme,
* somatik organizasyon,
* duygusal anlamlandırma,
* öz bilinç değerlendirmeleri,
* kimlik yorumları
Arasındaki etkileşimlerin anlaşılması gerekmektedir.
NSP’nin müdahale modelleri bu nedenle yalnızca davranışa değil, davranışı üreten katmanlar arasındaki ilişkilere odaklanmaktadır.
Katmanlar Arası Etkileşim İlkesi, NSP kuramının merkezinde yer almaktadır.
Altı Katmanlı İnsan Modeli insanı oluşturan sistemleri açıklarken, Katmanlar Arası Etkileşim İlkesi bu sistemlerin nasıl birlikte çalıştığını açıklamaktadır.
Bu nedenle NSP’nin teorik özgünlüğü yalnızca altı katmanı tanımlamasında değil; bu katmanların birbirlerini nasıl etkilediklerini ve yaşam örüntülerini nasıl oluşturduklarını açıklama girişiminde yatmaktadır.
NSP açısından insan davranışı tek bir nedenin sonucu değil , sürekli etkileşim içerisinde bulunan çok katmanlı bir sistemin görünür çıktısıdır.
Bu nedenle kalıcı değişim, tek bir katmanın değil; sistemin bütününün anlaşılması ve yeniden organize edilmesiyle mümkün hale gelmektedir.