2.7.5.NSP KİMLİK ÇATIŞMALARI ve İÇSEL BÖLÜNMELER KURAMI

NSP kuramını geliştirirken üzerinde uzun yıllar düşündüğüm konulardan biri şuydu:
Neden insanlar gerçekten istedikleri halde ilerleyemiyorlar?
Neden bazı insanlar başarıyı istediklerini söylüyor ama başarıya yaklaştıklarında geri çekiliyorlar?
Neden bazı insanlar sağlıklı bir ilişki özlemi duyarken aynı zamanda ilişkiyi sabote eden davranışlar sergiliyorlar?
Neden bazı insanlar değişmek istediklerini ifade etmelerine rağmen değişime yaklaştıklarında direnç göstermeye başlıyorlar?
İlk bakışta bu durumlar mantıksız gibi görünmektedir.
Ancak NSP açısından bakıldığında ortada mantıksız bir durum yoktur.
Ortada çoğu zaman görünmeyen bir kimlik çatışması vardır.
Çünkü insan tek parçalı bir sistem değildir.
İnsan; deneyimlerden, anlamlardan, duygusal kayıtlardan, öz bilinç yapılanmalarından ve kimlik organizasyonlarından oluşan çok katmanlı bir yapıdır.
Bu yapı içerisinde zaman zaman birbirleriyle uyumlu çalışan organizasyonlar bulunurken, zaman zaman da birbirleriyle çatışan organizasyonlar ortaya çıkabilir.
İşte NSP açısından içsel bölünme dediğimiz olgu tam olarak burada ortaya çıkmaktadır.
İçsel Bölünme Nedir?
NSP açısından içsel bölünme, bireyin aynı konuda birbirine zıt yönelimler taşıması durumudur.
Bir taraf ilerlemek isterken diğer taraf geri çekilebilir.
Bir taraf görünür olmak isterken diğer taraf görünmez kalmaya çalışabilir.
Bir taraf başarıyı isterken diğer taraf başarının getireceği sorumluluklardan kaçınabilir.
Bir taraf ilişki kurmak isterken diğer taraf incinmekten korkabilir.
Bu nedenle birey çoğu zaman ne istediğini bilmediği için değil, farklı kimlik organizasyonları aynı anda devrede olduğu için zorlanmaktadır.
Dışarıdan bakıldığında kararsızlık gibi görünen birçok durum, gerçekte içsel bölünmenin sonucu olabilir.
Kimlik Çatışmaları Nasıl Oluşur?
NSP’ye göre kimlik çatışmaları çoğu zaman yaşam deneyimlerinin farklı yönlerde oluşturduğu öz bilinç kayıtlarından beslenir.
Örneğin bir birey çocukluk döneminde başarılı olduğunda takdir edilmiş olabilir.
Aynı zamanda başarılı olduğunda kıskanılmış, eleştirilmiş veya dışlanmış da olabilir.
Bu durumda sistem içerisinde iki farklı organizasyon oluşabilir.
Birinci organizasyon:
“Başarı değerlidir.”
İkinci organizasyon:
“Başarı tehlikelidir.”
Yıllar sonra birey başarı hedeflediğinde bu iki organizasyon aynı anda devreye girebilir.
Sonuç olarak kişi hem ilerlemek ister hem de farkında olmadan kendisini durdurabilir.
Bu durum irade eksikliği değil, kimlik çatışmasının doğal sonucudur.
Kimlik Çatışmalarının Temel Özellikleri
NSP açısından kimlik çatışmaları belirli özellikler göstermektedir.
Çelişkili Davranışlar
Birey bir gün istediği şey için yoğun çaba gösterebilir, ertesi gün aynı şeyden uzaklaşabilir.
Bu durum çoğu zaman tutarsızlık olarak yorumlanır.
Oysa sistem içerisinde farklı kimlik organizasyonları sırayla etkili olmaktadır.
Tekrarlayan Sabotajlar
Birey tam ilerleme sağladığı noktada geri çekilebilir.
İlişki kurarken uzaklaşabilir.
Başarı elde ederken süreci bozabilir.
Karar aldıktan sonra kararını erteleyebilir.
Bu davranışlar çoğu zaman bilinçli değildir.
Kimlik çatışmasının yansımasıdır.
Kararsızlık Döngüleri
Birçok insan karar veremediği için değil, farklı kimlik organizasyonları farklı yönlere çektiği için karar almakta zorlanır.
Bu nedenle kararsızlık çoğu zaman bilgi eksikliğinin değil, içsel çatışmanın göstergesidir.
NSP Açısından Öz Sabotaj
Öz sabotaj kavramı uzun yıllardır birçok alanda kullanılmaktadır.
Ancak NSP açısından öz sabotajın anlamı farklıdır.
NSP’ye göre insan bilinçli olarak kendisine zarar vermeye çalışmaz.
İnsan çoğu zaman sahip olduğu kimlik organizasyonlarıyla uyumlu davranmaya çalışır.
Bu nedenle öz sabotaj gibi görünen davranışların altında çoğu zaman korunmaya çalışan bir kimlik yapısı bulunmaktadır.
Sistem kişinin zarar görmesini istemez.
Sistem yalnızca tanıdığı organizasyonu sürdürmeye çalışır.
Bu nedenle sabotaj davranışlarını anlamanın yolu davranışa değil, davranışı üreten kimlik çatışmasına bakmaktır.
İlişkilerde Kimlik Çatışmaları
Birçok ilişki sorununun temelinde sevgi eksikliğinden çok kimlik çatışmaları bulunabilir.
Birey yakınlık isteyebilir.
Ancak aynı zamanda reddedilmekten korkabilir.
Sevilmek isteyebilir.
Ancak aynı zamanda sevilmeye layık olmadığına inanabilir.
Bağ kurmak isteyebilir.
Ancak geçmiş deneyimlerinden dolayı incinmekten kaçınabilir.
Bu durumda ilişki isteği ile korunma isteği çatışmaya başlar.
İlişkilerde yaşanan birçok gelgit davranışının temelinde bu görünmeyen çatışmalar yer alabilir.
Başarı ve Görünürlük Çatışmaları
Başarı alanında da benzer durumlar görülebilir.
Birçok insan daha fazla kazanmak, daha fazla görünür olmak ve daha büyük hedeflere ulaşmak istediğini ifade eder.
Ancak başarıya yaklaştığında kaygı yaşayabilir.
Daha görünür hale geldiğinde geri çekilebilir.
Daha fazla sorumluluk almaktan kaçınabilir.
Çünkü sistem içerisinde başarıyı isteyen kimlik ile başarıdan korkan kimlik aynı anda varlığını sürdürüyor olabilir.


Bağımlılık ve Erteleme Açısından Kimlik Çatışmaları

NSP açısından bağımlılıkların ve erteleme davranışlarının önemli bir bölümü de kimlik çatışmalarıyla ilişkilidir.
Bir taraf özgürleşmek ister.
Diğer taraf alışılmış güven alanını korumaya çalışır.
Bir taraf harekete geçmek ister.
Diğer taraf risk almaktan kaçınır.
Bu nedenle kişi çoğu zaman isteksiz olduğu için değil, çatışan organizasyonlar nedeniyle hareketsiz kalabilir.
NSP Kimlik Bütünlüğü Yaklaşımı
NSP’nin amacı bireyin bir tarafını yok etmek değildir.
NSP’nin amacı taraflar arasında savaş oluşturmak da değildir.
Çünkü sistem içerisindeki her organizasyonun bir işlevi ve bir amacı vardır.
Önemli olan çatışmayı büyütmek değil, organizasyonları anlamaktır.
NSP açısından dönüşüm, içsel savaş kazanmak değildir.
İçsel bütünlük oluşturmaktır.
Çünkü insanın gücü parçalanmış yapılardan değil, bütünleşmiş yapılardan ortaya çıkar.


Sonuç

NSP Kimlik Çatışmaları ve İçsel Bölünmeler Kuramı, insan davranışlarındaki çelişkileri, kararsızlıkları, sabotajları ve tekrar eden yaşam döngülerini açıklamaya yönelik kuramsal bir çerçeve sunmaktadır.
Bu kurama göre insan çoğu zaman değişemediği için değil, farklı kimlik organizasyonları arasında sıkıştığı için zorlanmaktadır.
Gerçek dönüşüm ise bu çatışmaların bastırılmasıyla değil, anlaşılması ve bütünleştirilmesiyle mümkün hale gelir.
NSP’nin temel yaklaşımı da tam olarak burada ortaya çıkmaktadır:
İnsan kendisiyle savaşmayı bıraktığında, kendisini anlamaya başladığında ve içsel organizasyonları arasında bütünlük kurabildiğinde değişim daha doğal, daha kalıcı ve daha sürdürülebilir hale gelir.

Nöro Somatik Programlama
yukarı