6.5.NSP DİL KALIPLARI ve ORGANİZASYONEL ETKİ KURAMI

Giriş

Bu kitabın önceki bölümünde kelimeler, anlam sistemleri ve somatik organizasyonlar arasındaki ilişkiyi ele aldım.
Ancak yıllar boyunca yaptığım çalışmalar sırasında dikkatimi çeken önemli bir gerçek daha vardı.
İnsan yaşamını yalnızca tek tek kelimeler şekillendirmiyordu.
Bazı insanlar belirli cümleleri yıllarca tekrar ediyordu.
Bazıları aynı açıklamaları yapıyordu.
Bazıları aynı gerekçeleri kullanıyordu.
Bazıları aynı şikâyetleri sürdürüyor, bazıları ise aynı savunmaları yeniden üretiyordu.
Daha dikkatli bakıldığında görünen şey yalnızca konuşma değildi.
Ortada tekrar eden bir organizasyon vardı.
Bu nedenle zaman içerisinde şu soruyla ilgilenmeye başladım:
İnsan gerçekten kullandığı dili mi konuşmaktadır, yoksa kullandığı dil kendi organizasyonunu mu sürdürmektedir?
NSP Dil Kalıpları ve Organizasyonel Etki Kuramı bu soruya cevap arama çabasının sonucunda ortaya çıkmıştır.


NSP Açısından Dil Nedir?

Dil çoğu zaman iletişim aracı olarak tanımlanmaktadır.
Bu tanım doğrudur.
Ancak NSP açısından eksiktir.
Çünkü insan dili yalnızca iletişim kurmak için kullanmamaktadır.
İnsan dili aynı zamanda yaşamını anlamlandırmak için kullanmaktadır.
Kendisini açıklamak için kullanmaktadır.
Geçmişini yorumlamak için kullanmaktadır.
Geleceğini tanımlamak için kullanmaktadır.
Kimliğini oluşturmak için kullanmaktadır.
Bu nedenle NSP açısından dil yalnızca bir iletişim sistemi değil, aynı zamanda bir organizasyon sistemidir.


Dil Kalıpları ve Organizasyonel Süreklilik

Bazı insanlar yaşamlarının farklı dönemlerinde farklı olaylar yaşasalar da aynı dil kalıplarını kullanmaya devam ederler.
Olay değişir.
İnsanlar değişir.
Koşullar değişir.
Ancak kullanılan dil değişmez.
Örneğin bazı bireyler sürekli:
“Benim şansım yok.”
“Hep beni bulur.”
“Ne yapsam değişmiyor.”
“Kimse beni anlamıyor.”
Gibi ifadeler kullanabilir.
Bu durum yalnızca sözel bir alışkanlık olarak değerlendirilmemelidir.
NSP açısından bu tekrarlar, organizasyonel sürekliliğin göstergeleri olabilir.
Çünkü birey çoğu zaman yalnızca yaşadıklarını anlatmaz.
Aynı zamanda yaşam organizasyonunu da yeniden üretir.


Dil Kalıpları ve Öz Bilinç

Bu kitabın önceki bölümlerinde öz bilinç kavramını ayrıntılı biçimde ele aldım.
Öz bilinç, bireyin kendisini nasıl deneyimlediğiyle ilgilidir.
Ancak birey kendisini yalnızca yaşadıklarıyla deneyimlemez.
Kendisi hakkında kurduğu dil aracılığıyla da deneyimler.
Bir insan sürekli:
“Ben yapamam.”
“Ben yeterli değilim.”
“Ben zaten hep geri planda kalırım.”
Şeklinde ifadeler kullanıyorsa, bu dil kalıpları zaman içerisinde öz bilinç organizasyonlarını etkileyebilir.
Bu nedenle NSP açısından dil kalıpları yalnızca düşüncelerin sonucu değildir.
Bazı durumlarda öz bilinç organizasyonlarının sürdürücüsü haline de gelebilir.


Dil Kalıpları ve Kimlik Organizasyonu

Kimlik büyük ölçüde anlatılar üzerine kurulmaktadır.
İnsan kim olduğunu yalnızca yaşamaz.
Kim olduğunu aynı zamanda anlatır.
Kendisine anlatır.
Çevresine anlatır.
Yaşamına anlatır.
Bu anlatılar zaman içerisinde kimlik organizasyonlarının bir parçası haline gelebilir.
Bazı bireyler yıllarca:
“Ben fedakâr biriyim.”
“Ben yalnız biriyim.”
“Ben güçlü olmak zorundayım.”
“Ben görünmez biriyim.”
Şeklinde kimlik cümleleri kullanabilir.
Bu ifadeler zamanla yalnızca cümle olmaktan çıkabilir.
Kimlik organizasyonlarının taşıyıcıları haline gelebilir.
Bu nedenle NSP açısından dil kalıpları ile kimlik organizasyonları arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır.


Dil Kalıpları ve Somatik Organizasyonlar

Yıllar boyunca yaptığım gözlemler, bazı dil kalıplarının yalnızca düşünsel düzeyde kalmadığını göstermiştir.
Bazı ifadeler kullanıldığında insanların duruşlarının değiştiği görülmektedir.
Bazılarının nefesi değişmektedir.
Bazılarının yüz ifadeleri değişmektedir.
Bazılarının bedenlerinde belirgin gerilimler oluşmaktadır.
Bazıları ise daha geniş ve rahat bir organizasyon içerisine geçebilmektedir.
NSP açısından bu durum dil ile beden arasındaki organizasyonel ilişkinin göstergelerinden biridir.
Bu nedenle dil kalıpları yalnızca zihinsel süreçler olarak değerlendirilmez.
Nöro-somatik organizasyonun parçaları olarak değerlendirilir.


İç Konuşmaların Gücü

NSP açısından en güçlü dil kalıplarından biri iç konuşmalardır.
Çünkü birey gün içerisinde en fazla kendisiyle konuşmaktadır.
Bu konuşmaların önemli bir bölümü farkında olmadan gerçekleşmektedir.
Ancak farkında olunmayan bir süreç olması, etkisiz olduğu anlamına gelmez.
Tam tersine bazı iç konuşmalar yıllar boyunca aynı organizasyonları besleyebilir.
Bazı insanlar iç dünyalarında sürekli eleştirel bir dil kullanabilir.
Bazıları sürekli tehdit odaklı bir dil kullanabilir.
Bazıları sürekli yetersizlik merkezli bir dil kullanabilir.
Bu nedenle NSP açısından iç konuşmalar öz bilinç ve kimlik organizasyonlarının önemli kaynaklarından biridir.

 

Organizasyonel Dil Kalıpları

Yıllar boyunca yaptığım çalışmalar sırasında bazı dil kalıplarının belirli organizasyonlarla birlikte ortaya çıktığını gözlemledim.
Örneğin:
Yetersizlik Dili
“Yapamam.”
“Beceremem.”
“Ben o kadar iyi değilim.”
Görünmezlik Dili
“Boş ver beni.”
“Ben önemli değilim.”
“Ben arka planda kalayım.”
Mecburiyet Dili
“Zorundayım.”
“Mecburum.”
“Başka seçeneğim yok.”
Kayıp Dili
“Nasıl olsa gider.”
“Nasıl olsa kaybederim.”
“Nasıl olsa uzun sürmez.”
Bu kalıplar yalnızca konuşma biçimleri değildir.
NSP açısından bunlar organizasyonel dil kalıpları olarak değerlendirilmektedir.


Dil Kalıpları ve Yaşam Döngüleri

Dil kalıpları zaman içerisinde yaşam döngülerinin sürmesine katkı sağlayabilir.
Çünkü birey yalnızca davranışlarını tekrar etmez.
Bazen aynı dili de tekrar etmektedir.
Aynı dili tekrar eden birey, aynı anlamları üretebilir.
Aynı anlamlar aynı organizasyonları besleyebilir.
Aynı organizasyonlar ise benzer yaşam sonuçları oluşturabilir.
Bu nedenle NSP açısından yaşam döngülerinin değerlendirilmesinde dil kalıplarının incelenmesi önemlidir.


NSP Dil Organizasyonu Modeli

NSP açısından dilsel organizasyon süreci aşağıdaki şekilde değerlendirilebilir:
Kelime → Cümle → Dil Kalıbı → Anlam Sistemi → Öz Bilinç Organizasyonu → Kimlik Organizasyonu → Davranış Örüntüsü → Yaşam Döngüsü → Yaşam Sonuçları
Bu model doğrusal bir kader modeli değildir.
Ancak insan yaşamındaki bazı örüntülerin bu organizasyonlar aracılığıyla sürdürülebileceği varsayılmaktadır.

 

Değişim Açısından Dilin Rolü

NSP’nin temel varsayımlarından biri şudur:
İnsan yaşamındaki bazı değişimler yalnızca davranış değişikliğiyle başlamaz.
Bazı değişimler kullanılan dilin fark edilmesiyle başlar.
Çünkü insan bazen yaşamını yaşadığı olaylarla değil, o olayları anlatma biçimiyle sürdürmektedir.
Bu nedenle NSP açısından değişim çalışmalarında bireyin kullandığı dil önemli bir değerlendirme alanıdır.
Dil yalnızca ifade etmez.
Dil organize eder.
Dil sürdürür.
Dil bazen sınırlar.
Dil bazen özgürleştirir.


Sonuç

NSP Dil Kalıpları ve Organizasyonel Etki Kuramı, insan yaşamındaki dilsel örüntülerin yalnızca iletişimsel yapılar değil; öz bilinç, kimlik, somatik organizasyon ve yaşam döngüleriyle ilişkili organizasyonel yapılar olduğunu öne sürmektedir.
Bu kurama göre bireyin kullandığı dil, yalnızca yaşadığı deneyimlerin sonucu değildir.
Bazı durumlarda kullandığı dil, yaşadığı deneyimlerin sürdürülmesine de katkı sağlayabilmektedir.
Bu nedenle NSP açısından insanı anlamak yalnızca davranışlarını anlamak değildir.
İnsanı anlamak aynı zamanda kendisiyle, geçmişiyle ve yaşamıyla nasıl konuştuğunu anlamaktır.
Çünkü bazı insanlar yaşamlarını yaşadıkları olaylarla değil, o olayları anlatırken kullandıkları dil kalıplarıyla sürdürmektedir.
NSP’nin dil organizasyonu yaklaşımının temelinde de bu anlayış bulunmaktadır.

Nöro Somatik Programlama
yukarı